Kurumsal Kaynak Planlama Hizmetleri

Günay Teknoloji Kurumsal Kaynak Planlama Yazılımları
Günay Teknoloji

Doğru ERP, Doğru Kurum, Doğru Uyum

Analiz ve Doğru Sistem Tasarımı

Her projeye yazılımdan önce işletmeyi anlayarak başlıyoruz. Kurumun iş süreçlerini, organizasyon yapısını, karar mekanizmalarını ve mevcut dijital altyapılarını analiz ediyoruz. Satış, üretim, depo, finans, insan kaynakları ve yönetim ekipleriyle birlikte çalışarak mevcut durum haritasını çıkarıyor; darboğazları, tekrar eden işleri ve kontrol kaybı yaşanan noktaları tespit ediyoruz.

 

Bu analiz sonucunda tek bir ERP’yi herkese uydurmaya çalışmak yerine, hangi ERP altyapısının bu kuruma gerçekten uygun olduğunu belirliyoruz. Çünkü her ERP her kurumda aynı sonucu vermez. Seçilen ERP’yi merkeze alarak, onu beslemesi gereken e-ticaret altyapıları, pazaryerleri, lojistik sistemleri, banka entegrasyonları, e-fatura, e-irsaliye ve devlet sistemleri gibi çevresel sistemleri de sürecin doğal bir parçası olarak ele alıyor ve bütüncül bir mimari tasarlıyoruz.

Uygulama, Uyarlama ve Entegrasyon

Tasarımı yapılan mimariyi hayata geçirirken ERP’yi sadece kurmakla kalmıyor, kuruma özel uyarlıyoruz. İş akışlarını yeniden tasarlıyor, yetkilendirme ve onay mekanizmalarını tanımlıyor, raporlama ve kontrol yapılarını kuruyoruz. Aynı zamanda ERP’nin kalp olduğu bir yapıda, çevresindeki tüm sistemleri (e-ticaret, pazaryerleri, lojistik firmaları, bankalar, muhasebe altyapıları ve kamu sistemleri) ERP ile tam entegre şekilde haberleştiriyoruz.

Birden fazla yazılım altyapısının gerektiği senaryolarda bu sistemleri bir bütün gibi çalışacak şekilde birbirine bağlıyoruz. Böylece veriler farklı sistemlerde dağılmak yerine tek merkezden yönetilebilir, izlenebilir ve kontrol edilebilir hale geliyor. Amaç, karmaşıklığı artırmak değil; karmaşıklığı merkezde sadeleştirmek.

Devreye Alma, Eğitim ve Süreklilik

Canlıya geçiş sürecini kontrollü ve aşamalı şekilde yönetiyoruz. Pilot kullanım, test senaryoları ve paralel çalışma süreçleri ile operasyonun kesintiye uğramadan yeni sisteme geçmesini sağlıyoruz. Her departmana özel eğitimler vererek kullanıcıların sistemi sadece kullanmasını değil, benimsemesini hedefliyoruz.

 

Canlıya geçiş sonrasında da süreci yalnız bırakmıyor; performansı izliyor, iyileştirme alanlarını tespit ediyor ve değişen ihtiyaçlara göre sistemi birlikte geliştiriyoruz. Böylece müşterilerimize sadece bir ERP kurulumu değil, yaşayan, gelişen ve büyüyen bir dijital iş altyapısı sunuyoruz.

Nekadar Yetenekli

Sipariş ve Satış Yönetimi

Stoktan satış yapmayan, el işçiliği ile kişiye özel ürün üreten firmalarda sipariş, sadece bir satış kaydı değil; tüm operasyonun tetikleyicisidir. Müşteriden gelen sipariş sisteme girildiği anda ürünün konfigürasyonu (ölçü, renk, malzeme türü, özel istekler vb.) siparişe özel olarak tanımlanır ve bu bilgiler üretim ve satın alma süreçlerine otomatik olarak aktarılır. ERP, sipariş detaylarına göre hangi yarı mamullerin, hammaddelerin ve yardımcı malzemelerin gerektiğini belirler; mevcut stoklarla karşılaştırma yapar ve eksik olan kalemler için ilgili tedarikçilere otomatik satın alma talepleri veya siparişleri oluşturur. Böylece satın alma süreci manuel takipten çıkar, sipariş bazlı ve kontrollü şekilde ilerler.

Aynı anda sipariş, üretim tarafında da bir üretim emrine dönüşür. Ürün ağacı (BOM) ve proses tanımlarına göre hangi operasyonların, hangi iş istasyonlarında, hangi sırayla yapılacağı belirlenir. ERP kapasite ve termin planlaması yaparak hem teslim tarihini hem de iş yükünü dengeler. Üretim ilerledikçe her operasyonun gerçekleşme bilgisi sisteme işlenir; kullanılan malzemeler otomatik düşer, yarı mamuller bir sonraki prosese aktarılır ve üretimin hangi aşamada olduğu anlık olarak izlenebilir hale gelir. Bu yapı sayesinde firma hem müşteriye verdiği termin sözünü güvenle yönetebilir, hem de el işçiliği gibi değişken ve karmaşık bir üretim yapısında dahi maliyetleri, süreleri ve kaynak kullanımını kontrol altında tutabilir.

Tedarikçi ve Satın Alma Yönetimi

Siparişe bağlı ve kişiye özel üretim yapan işletmelerde satın alma süreci reaktif değil, sipariş ve üretim planlamasıyla birebir entegre çalışan bir mekanizma olmak zorundadır. ERP içerisinde satış siparişi oluşturulduğu anda, ürün reçetesine ve proses ihtiyaçlarına göre gerekli olan hammadde, yarı mamul ve yardımcı malzemeler otomatik olarak hesaplanır. Sistem mevcut stok seviyelerini, açık satın alma siparişlerini ve planlanan girişleri dikkate alarak gerçek ihtiyacı netleştirir ve sadece eksik olan kalemler için satın alma talepleri üretir. Böylece gereksiz stok birikimi önlenirken, üretimi aksatacak eksik malzeme riski de ortadan kaldırılır.

Satın alma talepleri onay süreçlerinden geçtikten sonra ilgili tedarikçilere siparişe dönüştürülür. ERP, her malzeme için tanımlı tedarikçi alternatiflerini, geçmiş fiyatları, teslim sürelerini ve kalite performanslarını dikkate alarak satın alma kararlarını destekler. Sipariş verilen malzemelerin sevkiyat ve teslimat süreçleri izlenir; malzeme girişleri kalite kontrol süreçlerinden geçirilerek kabul edilir ve uygun olmayan ürünler otomatik olarak ayrıştırılır. Böylece tedarik süreci sadece fiyat odaklı değil; süre, kalite ve sürdürülebilirlik kriterleriyle birlikte yönetilen stratejik bir yapıya dönüşür. Bu yapı sayesinde firma, tedarik zincirini şeffaf, izlenebilir ve kontrollü bir şekilde yönetebilirken, üretimin sürekliliğini de güvence altına almış olur.

Stok ve Depo Yönetimi

Siparişe bağlı ve kişiye özel üretim yapan işletmelerde stok yönetimi, sadece “elde ne var” sorusunu cevaplamakla kalmaz; üretimin sürekliliğini, maliyet kontrolünü ve termin güvenilirliğini doğrudan etkileyen kritik bir yapıdır. ERP içerisinde stoklar sadece miktar bazında değil; lot, seri, kalite durumu ve fiziksel depo lokasyonu bazında takip edilir. Bir satış siparişi sisteme girildiğinde, sistem ilgili sipariş için gerekli malzemelerin hangi depolarda, hangi partilerde ve hangi kalite statüsünde bulunduğunu analiz eder ve üretime uygun olan stokları rezerve eder. Böylece aynı malzemenin farklı siparişler arasında çakışması veya yanlış yerdeki stok nedeniyle üretimin gecikmesi önlenmiş olur.

Malzeme girişleri satın alma ve kalite süreçleriyle entegre şekilde yönetilir; gelen her malzeme önce kalite kontrol statüsüne alınır, uygunluğu onaylandıktan sonra üretimde kullanılabilir hale gelir. Depo içi hareketler (lokasyon değişimi, üretime çıkış, yarı mamul aktarımı, iade ve fireler) sistem üzerinden izlenir ve anlık stok doğruluğu korunur. Kişiye özel üretim yapılan senaryolarda her siparişe ait malzeme kullanımı ve fire oranları ayrı ayrı takip edilerek gerçek maliyetler görünür hale gelir. Bu sayede depo sadece bir saklama alanı değil; üretimi besleyen, veriyi yöneten ve kararları destekleyen aktif bir süreç haline gelir.

Kalite Yönetimi ve Müşteri Hizmetleri

Siparişe bağlı ve kişiye özel üretim yapan işletmelerde kalite, sadece üretim hattının sonunda yapılan bir kontrol değil; siparişten teslimata ve sonrasına kadar uzanan bütünsel bir süreçtir. ERP içerisinde kalite kontrol noktaları hammadde girişinden başlar, yarı mamul aşamalarında devam eder ve final ürün kontrolüyle tamamlanır. Her kontrol noktası için ölçüm kriterleri, toleranslar ve kabul şartları tanımlanır; uygunsuzluklar sistem üzerinde kayıt altına alınır ve otomatik olarak düzeltici faaliyet süreçlerini tetikler. Bu yapı sayesinde kalite problemleri kişisel hafızaya değil, kurumsal veriye dönüşür ve sürekli iyileştirme için kullanılabilir hale gelir.

Teslimat sonrası müşteri hizmetleri ve geri bildirim süreçleri de bu kalite yapısının doğal bir parçasıdır. Müşteriden gelen şikâyet, iade, revizyon talebi veya memnuniyet geri bildirimleri ERP içerisinde ilgili sipariş, ürün ve üretim partisiyle ilişkilendirilerek kaydedilir. Böylece bir kalite problemi sadece tekil bir olay olarak değil; hangi malzemeden, hangi prosesten veya hangi tedarikçiden kaynaklandığı görülebilir hale gelir. Bu sayede firma, sorunları reaktif olarak çözmekle kalmaz; kök neden analizleriyle süreçlerini sistematik olarak iyileştirir ve müşteri memnuniyetini sürdürülebilir bir rekabet avantajına dönüştürür.

Finans ve Muhasebe Yönetimi

Siparişe bağlı ve kişiye özel üretim yapan işletmelerde finans ve muhasebe sadece yasal kayıt tutma fonksiyonu değil; karar alma süreçlerini besleyen stratejik bir yapıdır. ERP içerisinde her satış siparişi, satın alma işlemi, üretim hareketi ve stok kullanımı otomatik olarak finansal kayıtlara yansır. Böylece muhasebe kayıtları manuel fiş girişlerinden bağımsız, operasyonun doğal bir çıktısı haline gelir. Cari hesaplar, tahsilatlar, ödemeler ve banka hareketleri sistem üzerinden izlenir; nakit akışı ve finansal durum anlık olarak görülebilir.

Maliyet muhasebesi tarafında ise her sipariş, her ürün ve hatta her üretim partisi için gerçek maliyetler izlenebilir hale gelir. Kullanılan hammadde, yarı mamul, işçilik süresi, makine kullanımı ve fire oranları sipariş bazında toplanarak ürünün gerçek maliyeti oluşturulur. Bu sayede firma sadece “kaç adet sattım” değil, “hangi siparişten ne kadar kazandım” sorusunun da net cevabını alır. Karlı ve kârsız ürünler, müşteri bazlı kârlılık ve süreç verimliliği şeffaf şekilde görünür hale gelir ve yönetim kararları varsayımlara değil, gerçek verilere dayanır.

Üretim Yönetimi (MRP)

Üretim yönetimi, siparişin fiziksel olarak ürüne dönüştüğü noktadır ve MRP (Malzeme İhtiyaç Planlama) bu sürecin planlı, dengeli ve sürdürülebilir işlemesini sağlar. ERP içerisinde her satış siparişi, ürün reçeteleri (BOM), operasyon adımları ve kapasite bilgileriyle birlikte değerlendirilerek üretim emirlerine dönüşür. MRP motoru; mevcut stokları, açık satın alma siparişlerini, planlanan üretimleri ve teslim tarihlerini dikkate alarak hangi malzemenin ne zaman ve ne kadar gerektiğini hesaplar. Böylece ne erken ne geç; tam zamanında doğru malzeme üretime girer.

MRP aynı zamanda kapasite planlaması ile entegre çalışır. Hangi iş istasyonunun ne kadar dolu olduğu, hangi operasyonun darboğaz oluşturduğu ve teslim tarihlerinin gerçekçi olup olmadığı sistem üzerinden görülür. Planlanan ile gerçekleşen üretim karşılaştırılır; sapmalar görünür hale gelir ve anında müdahale edilebilir. Bu yapı sayesinde üretim tahmine değil, veriye dayalı planlanır; kaynaklar dengeli kullanılır ve teslimat güvenilirliği sağlanır.

Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM)

CRM, müşteriyle temas edilen tüm kanalların tek bir merkezde toplandığı ve satış süreçlerinin uçtan uca yönetildiği yapıdır. Sosyal medya, web sitesi formları, e-posta, WhatsApp ve çağrı merkezi gibi farklı kanallardan gelen tüm talepler ERP içindeki CRM modülüne otomatik olarak düşer ve tekil müşteri kayıtlarıyla eşleştirilir. Böylece müşteriyle yapılan tüm yazışmalar, görüşmeler, teklifler ve siparişler dağınık platformlarda değil, tek bir zaman çizelgesi üzerinde izlenebilir hale gelir. Bu yapı sayesinde hiçbir talep kaybolmaz, hiçbir müşteri unutulmaz ve satış süreci kişilere değil, sisteme bağlı ilerler.

 

CRM aynı zamanda satışın sadece “başladığı” değil, “geliştiği ve sonuçlandığı” yerdir. Potansiyel müşteri (lead), fırsat (opportunity), teklif, sipariş ve tekrar satış adımları net olarak tanımlanır ve her adım ölçülebilir hale gelir. Hangi kanaldan gelen müşterilerin daha çok satışa döndüğü, hangi satış temsilcisinin ne kadar etkin olduğu, hangi sektörlerin veya ürünlerin daha kârlı olduğu net olarak görülebilir. Geri dönen müşteriler, çapraz satış ve yeniden satış fırsatları sistem tarafından işaretlenir. Böylece CRM sadece bir kayıt sistemi değil; aktif satışın yönetildiği, geliştirildiği ve optimize edildiği bir karar destek mekanizmasına dönüşür.

Sevkiyat ve Lojistik Yönetimi

Sevkiyat ve lojistik süreci, satış, üretim ve depo süreçlerinin müşteriye dokunduğu son noktadır ve bu nedenle hem operasyonel doğruluk hem de müşteri memnuniyeti açısından kritiktir. ERP içerisinde bir sipariş üretimi tamamlandığında ve kalite onayından geçtiğinde, otomatik olarak sevkiyata hazır statüsüne alınır. Sistem, siparişin teslim adresine, teslim tarihine, hacim ve ağırlık bilgilerine göre en uygun sevkiyat planını oluşturur. Parsiyel, komple veya özel taşıma gerektiren durumlar ayrıştırılır ve lojistik firmalarıyla entegre çalışılarak sevkiyat emirleri otomatik oluşturulur.

 

Kargo ve lojistik entegrasyonları sayesinde gönderi bilgileri doğrudan sisteme aktarılır; takip numaraları otomatik olarak siparişe bağlanır ve hem iç ekipler hem de müşteriler teslimat durumunu anlık olarak izleyebilir. Teslimat gerçekleştiğinde sistem otomatik olarak teslim onayı alır, faturayı tetikler ve süreci kapatır. Teslimat gecikmeleri, hasar bildirimleri veya iadeler yine ERP üzerinden ilgili sipariş ve sevkiyat kaydıyla ilişkilendirilir. Böylece lojistik sadece “gönderdik mi” sorusunun cevabı değil; ölçülebilir, izlenebilir ve sürekli iyileştirilebilir bir süreç haline gelir.

E-Fatura ve Yasal Entegrasyonlar

RP’nin yasal entegrasyon katmanı, işletmenin resmi yükümlülüklerini manuel işlemlerden arındırarak hatasız, izlenebilir ve mevzuata tam uyumlu şekilde yönetmesini sağlar. Satış, sevkiyat ve tahsilat süreçleriyle entegre çalışan e-fatura, e-arşiv ve e-irsaliye yapıları sayesinde faturalar otomatik olarak oluşturulur, ilgili kurumlara iletilir ve yasal arşivleme kurallarına uygun şekilde saklanır. Böylece hem insan hatası minimize edilir hem de operasyonel hız önemli ölçüde artar.

 

GİB ve diğer kamu sistemleriyle kurulan entegrasyonlar sayesinde mükellef bilgileri, belge durumları ve onay süreçleri anlık olarak izlenebilir. İptal, iade, düzeltme gibi senaryolar sistem üzerinden kontrollü şekilde yönetilir ve tüm yasal hareketler ilgili sipariş, müşteri ve finans kayıtlarıyla ilişkilendirilir. Bu yapı sayesinde işletme sadece mevzuata uyum sağlamakla kalmaz; yasal süreçleri operasyonun doğal ve görünür bir parçası haline getirerek şeffaf, güvenli ve sürdürülebilir bir dijital yapı oluşturur.

E-Ticaret ve Pazaryeri Entegrasyonları

E-ticaret siteleri ve pazaryerleri, siparişin başladığı ama kontrolün kolayca kaybolabildiği alanlardır. ERP ile kurulan entegrasyonlar sayesinde web siteleri, pazaryerleri ve satış kanalları tek bir merkezden beslenir ve yönetilir. Ürün bilgileri, fiyatlar, kampanyalar ve stok seviyeleri ERP’den yayınlanır; siparişler otomatik olarak ERP’ye düşer ve manuel müdahale olmadan satış, üretim, stok ve sevkiyat süreçlerine aktarılır. Böylece farklı platformlarda farklı fiyat, yanlış stok veya unutulan sipariş gibi riskler ortadan kalkar.

 

Pazaryerlerinden gelen siparişler müşteri, ürün ve kanal bilgileriyle birlikte sisteme işlenir; her kanalın performansı ayrı ayrı izlenebilir hale gelir. Hangi pazaryerinin ne kadar satış getirdiği, hangi ürünlerin hangi platformda daha iyi performans gösterdiği ve hangi kampanyaların gerçekten işe yaradığı net olarak görülebilir. İade, iptal ve değişim süreçleri de yine ERP üzerinden ilgili siparişle ilişkilendirilerek yönetilir. Bu yapı sayesinde dijital satış kanalları kontrolsüz bir karmaşa olmaktan çıkar, ERP merkezli yönetilen ve ölçeklenebilir bir satış ekosistemine dönüşür.

Raporlama ve Yönetim Panelleri

ERP içerisindeki tüm süreçlerden akan veriler, ancak doğru şekilde işlendiğinde yönetime gerçek değer üretir. Raporlama ve yönetim panelleri, satıştan üretime, stoktan finansa, CRM’den lojistiğe kadar tüm operasyonel verileri tek bir merkezde toplayarak anlamlı ve aksiyona dönüştürülebilir hale getirir. Yönetim, anlık olarak sipariş durumlarını, üretim yükünü, stok seviyelerini, nakit akışını ve kârlılığı izleyebilir; sorunları oluştuktan sonra değil, oluşurken fark edebilir.

 

Paneller rol bazlı olarak tasarlanır; üst yönetim için stratejik göstergeler, orta kademe yöneticiler için operasyonel performans metrikleri, ekipler için günlük iş listeleri oluşturulur. KPI’lar, hedefler ve gerçekleşmeler karşılaştırılır; sapmalar otomatik olarak işaretlenir. Böylece raporlama sadece “olanı gösteren” değil, “ne yapılması gerektiğini söyleyen” bir karar destek sistemine dönüşür. Yönetim kararları sezgilere değil, canlı ve güvenilir verilere dayanır.

Yetkilendirme ve Güvenlik

RP, kurumun tüm operasyonel ve finansal bilgisini tek merkezde topladığı için güvenlik ve erişim kontrolü en kritik konulardan biridir. Yetkilendirme yapısı, kullanıcıların yalnızca kendi görev alanlarıyla ilgili verilere ve işlemlere erişebilmesini sağlayacak şekilde rol bazlı olarak kurgulanır. Kim, hangi veriyi görebilir; hangi işlemi yapabilir; hangi onayları verebilir gibi tüm yetkiler net olarak tanımlanır ve izlenebilir hale getirilir. Böylece hem bilgi güvenliği sağlanır hem de kurum içi kontrol mekanizmaları güçlenir.

 

Tüm işlemler loglanır; kim, ne zaman, hangi kaydı oluşturdu, değiştirdi veya sildi net şekilde izlenebilir. Bu hem iç denetim hem de yasal gereklilikler açısından kritik bir şeffaflık sağlar. Aynı zamanda veri yedekleme, felaket kurtarma ve erişim güvenliği altyapıları ile sistem sürekliliği güvence altına alınır. Bu yapı sayesinde ERP sadece güçlü bir operasyonel sistem değil, aynı zamanda kurumsal hafızayı güvenle koruyan bir platform haline gelir.

Doküman ve Arşiv Yönetimi

ERP içerisinde doküman ve arşiv yönetimi, bilginin kişisel bilgisayarlarda, e-postalarda veya klasör yapılarında dağılmasını engelleyerek kurumsal hafızayı merkezi hale getirir. Teklifler, sözleşmeler, teknik çizimler, kalite dokümanları, sertifikalar, faturalar ve yazışmalar ilgili müşteri, sipariş, ürün veya proje kayıtlarıyla ilişkilendirilerek saklanır. Böylece bir kayda bakıldığında, o kayda ait tüm belgeler tek bir yerden erişilebilir hale gelir ve bilgi kaybı ortadan kalkar.

Versiyonlama, erişim yetkileri ve zaman damgaları sayesinde dokümanların kim tarafından ne zaman yüklendiği, değiştirildiği ve kullanıldığı izlenebilir. Yasal saklama sürelerine uygun arşivleme kuralları uygulanır ve gerektiğinde geçmişe dönük belge erişimi kolayca sağlanır. Bu yapı sayesinde doküman yönetimi sadece bir arşivleme faaliyeti değil; denetlenebilir, güvenli ve operasyonla entegre bir bilgi yönetim sistemine dönüşür.

Süreç Otomasyonu ve İş Akışları

Süreç otomasyonu, ERP’nin sadece kayıt tutan bir sistem değil, işi yöneten ve yönlendiren bir yapı olmasını sağlar. Satıştan satın almaya, üretimden sevkiyata, finansal onaylardan kalite kontrollerine kadar tüm süreçler önceden tanımlanmış iş akışlarıyla otomatik olarak ilerler. Belirli bir olay gerçekleştiğinde (örneğin bir siparişin girilmesi, stok seviyesinin düşmesi veya bir uygunsuzluğun tespit edilmesi) sistem otomatik olarak ilgili adımları tetikler, görevler oluşturur, bildirimler gönderir ve onay süreçlerini başlatır. Böylece süreçler kişilerin takibine değil, sistemin disiplinine bağlı hale gelir.

 

Bu yapı sayesinde işler unutulmaz, gecikmez ve görünmez hale gelmez. Hangi iş nerede takıldı, hangi adımda onay bekliyor, hangi süreç hedef süresini aştı gibi sorular net şekilde izlenebilir. Aynı zamanda süreçler ölçülebilir hale gelir; darboğazlar tespit edilir ve sürekli iyileştirme mümkün olur. Sonuç olarak süreç otomasyonu, ERP’yi pasif bir araç olmaktan çıkarıp, organizasyonu yöneten aktif bir sistem haline getirir.

Entegrasyon ve API Altyapısı

Modern bir ERP sistemi tek başına çalışan kapalı bir yapı değil; etrafındaki dijital ekosistemle sürekli veri alışverişi yapan bir merkezdir. E-ticaret altyapıları, pazaryerleri, lojistik firmaları, bankalar, ödeme sistemleri, üretim makineleri, kamu platformları ve üçüncü parti yazılımlar ERP ile entegre şekilde çalışmak zorundadır. Entegrasyon ve API altyapısı, bu farklı sistemler arasında güvenli, kontrollü ve sürdürülebilir bir veri akışı kurulmasını sağlar. Böylece veriler manuel aktarılmak yerine otomatik olarak senkronize edilir; hatalar azalır, hız artar ve operasyonel bütünlük sağlanır.

 

API tabanlı mimari sayesinde sistem esnek ve geliştirilebilir hale gelir. Yeni bir kanal, yeni bir yazılım veya yeni bir iş modeli devreye alındığında mevcut yapıyı bozmadan sisteme entegre edilebilir. Veri hangi kaynaktan gelirse gelsin tek bir merkezde anlam kazanır ve tüm süreçlere tutarlı şekilde yansır. Bu yapı sayesinde ERP sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir sistem değil; değişime uyum sağlayabilen, büyümeyi destekleyen ve dijital dönüşümü sürdürülebilir kılan bir platform haline gelir.

Tüm işinizi yönetmek için entegre sistem ...

Dolibarr ERP CRM MRP Çözümleri